AKP Döneminde Kaç Şehit Verdik?

2010-06-20 23:51:00

.

 
«


AKP Adana Milletvekili Mir Dengir Mehmet Fırat, terör saldırılarının "Demokratik açılımı" baltalamak isteyenler tarafından yapıldığını savundu. Aynı Fırat, 2009 yılında "Açılım başladı çatışma bitti" demişti!

Hakkari Şemdinli’de yaşanan terör saldırısı, AKP’lileri panik havasına soktu. 10 askerimizin şehit düştüğü, 14 askerimizin de yaralandığı hain saldırının ardından tam anlamıya paniğe kapılan AKP’liler, birbiri ardına yaptıkları “garip” açıklamalarla dikkat çekmeye başladı.

Önce TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, “Genelkurmay’dan tatmin edici bir açıklama bekliyorum” diye konuştu.
Ardından, Gazze olayında mangalda kül bırakmayan Erdoğan, yazılı bir açıklama yaparak “Terörle mücadelemiz kararlılıkla devam edecek” dedi.

İŞTE AKP HÜKÜMETİ DÖNEMİNDEKİ VERDİĞİMİZ ŞEHİT SAYILARI

AKP iktidarının “demokratik açılım” adını verdiği Kürt açılımı, bölücü terör örgütü PKK’ya bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde cesaret verdi. AKP’nin Kürt açılımı söylemini ortaya attığı tarihten bu yana verdiğimiz şehit sayısı 128 oldu. Bu rakam, demokratik açılımın "fiilen" uygulandığı son 4 ayı kapsıyor. Aynı dönemde, güvenlik güçlerimiz tarafından öldürülen terörist sayısı ise 159.

AKP’nin iktidara geldiği dönemden itibaren, terör saldırıları da, bu saldırılara kurban verdiğimiz şehitlerimizin sayısı da artmaya başladı. Türkiye bu kâbus dolu günlere nasıl geldi? Hani herşey çok güzel olacaktı? Hani Türkiye’de “ayrımcılık” vardı? AKP, bu ayrımcılığın önüne geçecekti!..
Başbakan Erdoğan’a göre, bu devlet yıllarca yanlış yönetilmişti! Erdoğan’ın sözünü ettiği  o “yıllar”da neden şehit sayımız ‘sıfır’a inmişti o halde?Terör örgütü, 2002 yılında niçin kendisini “fesh etme” kararını almıştı? Yanlış olan neydi?
Teröre 6 şehit verdiğimiz 2002 yılından bu yana, AKP iktidarının “kanatları” altındaki terörle mücadelenin bilançosuna baktığınızda ne göreceğinizi biliyor musunuz? Biz yardımcı olalım…
İşte rakamlarla Türkiye’nin terör mücadelesi:
1999 yılında 203 şehit verdiğimiz terör, 2000 yılından itibaren hızla güç kaybetmeye başlamış, bölücü faaliyetlerinin sayısı gözle görülür oranda azalmıştı. 2000 yılında, terörün kanlı eylemlerinin sayısı 3 bin 2198’den 45’e düşmüş, şehit olan güvenlik görevlisi sayısı ise bir yılda 22 olarak belirlenmişti. 2000 yılında, terör örgütünün Türkiye içindeki mevcudiyeti korunamaz hale gelmiş, terörist miktarı ise 4 bine kadar düşmüştü. Bu sayının ancak ve ancak yüzde 10’u Türkiye topraklarında barınabiliyordu.
Gelelim 2001 yılına… 2001’de teröre verdiğimiz şehit sayısı sıfırdı. 2002’de ise sadece 6 askerimiz terör saldırılarında şehit düştü. İşte rakamlar. Sıfır olan şehit sayısı AKP döneminde nasıl üç haneli sayıları buldu.
2003 yılında 21 şehit
2004 yılında 73 şehit
2005 yılında 92 şehit
2006 yılında 121 şehit
2007 yılında 118 şehit
2008 yılında 150 şehit
2009 yılında 135 şehit verdik.
2010 yılına gelindiğinde, iktidarın “demokratik açılım” söylemleri de meyvesini(!) vermeye başladı. Terör saldırıları bir anda artarken, eylemlerin yalnızca Güneydoğu bölgelerinde sınırlı kalmadığı, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, Batı’ya doğru bir kaymanın başladığı dikkat çekiyordu.
2010 yılına geldiğimizde, karşımıza çıkan tablo şu: 20 Haziran'a kadar 70 şehit
18 Nisan tarihinden bu yana geçen iki aylık sürede güvenlik güçlerine 224 saldırı düzenlendi. Son dört aylık dönemde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölücü terör örgütüyle mücadelesinde, öldürülen terörist sayısı 159 oldu. Yine bu dönemde, her gün bir çatışma haberi aldık, hemen her gün en az bir şehit verdik. Son terör saldırısında ise 11 vatan evladımızı yitirdik.

Peki bu ülkeyi yönetenler ne yaptı?

Biz söyleyelim ne yaptıklarını... Terörü "şiddetle" kınadılar ve mücadelenin "kararlılıkla" devam edeceğini duyurdular.

Bu mücadeleyi "kararlılıkla" sürdüren yegane kurum, Türk Silahlı Kuvvetleri'dir... Bu mücadeleyi baltalayanlar ise, okyanus ötesinden ve burnumuzun dibinde yeşertilen kukla devletçikten, köklü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetenlerin içine düştüğü acziyete sevinenlerdir... Kirli terör siyasetçilerinin, içerideki işbirlikçileri, kalemşörleri, "demokrasi çığırtkanlığına" soyunmuş liberal görünümlü hainleridir...

Ordunun, terörle mücadelesini baltalayanlar, terörü müzakere konusu yapmayı kabullenip, şehit kanları üzerinden pazarlığa oturanlardır...

Dünün peşmerge reisi, çapulcu Barzani'yi, ülkesine buyur edip, krallar gibi karşılayanlar, ona "Mesud Abi" diye seslenmekten hicap duymayanlardır...

Ordunun terörle mücadelesini baltalayanlar, şehit kanı akıtan eli kanlı teröristleri, Habur'dan güllerle karşılayıp, düzmece mahkemelerde yargıladıktan sonra serbest bırakanlardır...

Onlar bugün susuyor... Bakmayın siz onların sözde kınamalarına, kararlılık söylemlerine... Onlar gerçekten "acı"duysalardı bugün; temsil ettikleri milletin karşısına dimdik çıkarak yiğitçe söylerlerdi söyleyeceklerini... Söylemediler...

Yarın şehit cenazelerinde "Vatan sağolsun" diyenlerin acısı manşetlerden düştüğünde, onlar açılım safsatasına bıraktıkları yerden devam edecekler.

http://www.flasgazetesi.com.tr/haberDetayMiddle.asp?ID=18256

  www.pirahmetlikoyu.blogcu.com

953
0
0
Yorum Yaz